• Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
Araçlar

engincivan.net

Çar
18
Eyl
Yanan Adam = Burning Man PDF
engincivan tarafından yazıldı   
Perşembe, 29 Ağustos 2019 00:00

'Yahu canım abicim biz çoktan yanmışız. Bu konuda yazmaya ne gerek var?’ hazır cevabıyla analizi boşa çıkarmak kolay.

Bu coğrafyanın kültüründe ‘lafı gediğine koyma’ ya da ‘laf çakma/sokma’ meziyeti bir zeka göstergesi olarak kabul edildiği için, birçok önemli diyalog da hayata geçmeden ölü doğuyor.

Toplumsal diyalog yokluğunda, şiddet diyaloğu da podyumdaki yerini alıyor. 

Olmayan diyalog toplumsal demokrasi anlayışının olgunluk çağına erişmesine engel olurken, sivil toplum erdemi (perma-ergenlik) çağında takılıp kalıyor.

Bunu görmek için uzman olmaya gerek yok. Bulvar gazetelerine göz atmak yeterli.

Neyse konuyu fazla dağıtmayalım.

Bugün size ‘Yanan Adam’ fenomeni olayını aktaracağım/tanıtacağım.

Hemen akabinde ise bahse konu hareketin doğuş ve gelişme nedenleri üzerinde biraz ahkam keseceğim.

HAREKETİN DOĞUMU

Kaliforniya'dayız. Hippi hareketi bitmiş. Gençler arasında bir arayış ve boşluk var.

İki genç sanatçı beraber yaptıkları ahşap bir sanat eserini -ki bir erkek heykeli- sahilde ateşe verip cayır cayır yakıyorlar.

Toplam bir düzine insan bu ‘ayine’ katılıyor.

Gösteride yakılan tahta heykel iki küsur metre.

Olay tamamen spontane.

Herhangi bir ideoloji, bir inanç ya da bir siyasi mesaj içermiyor.

Yakma olayı her sene aynı tarihlerde, artan katılımla devam ediyor.

Ve sonunda sayıları birkaç bini bulunca, polis duruma müdahale ediyor ve kamu güvenliği açısından toplanma ve yakma gösterisini yasaklıyor.

HAYDİ ÇÖLE 

Getirilen yasak üzerine organizatörler derhal harekete geçiyor ve o gösteriyi Kaliforniya sahiline 4 saat mesafedeki Nevada Çölü'nde bir mekana taşıyorlar.

Mekan çölde olsa bile, Milli Emlak Bürosu'nun mülkiyetinde olduğu için, Washington’dan özel izinle yakma festivali hayatına devam ediyor. Hem de giderek artan katılımla... 

Nevada Çölü'nde katılım rakamları arttıkça, Devlet de dişini göstermeye başlıyor.

Toplanan kalabalığın güvenliğini gerekçe gösteren Milli Emlak, belirli altyapı şartlarını yerine getirmek kaydıyla alanı vakfediyor.

BAZI PRENSİPLER OLUŞTURULUYOR

Topluluğun kendine göre prensipleri var.

10 maddeden oluşan anayasasında aslında ırkçılığı-ötekileştirmeyi yasaklayan, yerküreyle insanı entegre eden, doğaya saygıyı vurgulayan ve ‘bulduğun gibi bırak’ prensibiyle çevreyi koruyan bir duruş sergiliyorlar.

Biraz hümanist, biraz çevreci ve biraz da ‘ferdiyetçi’..

Yani müesses düzene tavır koyan bir harman oluşturuyorlar.

BİR HAFTA İÇİN BİR İLÇE İNŞA EDİLİYOR 

Düşünsenize, 2 Eylül'de (bu pazartesi) 70 bin kişi çölde geçici bir kent kuracak ve burada  bir hafta boyunca çeşitli sanat ve kültürel etkinlikler yapılacak.  

'Büyük buluşma' 20 metre yüksekliğinde ahşap bir sanat eserinin yakılmasıyla taçlandırılacak.

Bu zaman zarfında insanlar banyo, tuvalet, içme suyu gibi medeni ihtiyaçlarını kesintisiz karşılayabilecek.

Bütün bu organizasyon bitip dağıldığında geride bir üzüm çöpü bile kalmayacak.

Katılımcılar ‘küllerinden doğdu’ misali, geri dönüp normal hayatlarına devam edecekler.

DÜNYA GÖRÜŞÜ DEĞİŞİYOR

Katılımcılar arasında sizlerin günlük hayatınızı değiştiren ve etkileyen birçok sosyal medya yapımcısı ve sahibi var. Facebook, Tweeter, Instagram mensupları tam takım.

Büyük buluşma Silikon Vadisi'nde de çok popüler.

Katılımcıların bir çoğunun ifadesi; ‘Yaşam değiştiren tecrübe' yönünde... 

‘Dünyanın en zengin adamı olduğumu anladım, çünkü hiç param yok’ diyen de var.

NEDEN TUTTU? 

Çobanın yağı çok olunca neresine süreceğini bilemezmiş misali...

Bu toplumsal davranışı düz mantıkla ve/veya bakış açısıyla açıklamak kolay değil.

Evet, Amerika gibi kişisel gelir düzeyi yüksek bir ülkede, hemen her konuda doyuma ulaşmış bir toplumun/vatandaşların bu tür ‘çılgınlıklar’ yapması normal diyenler de çıkabilir.

Hatta bu buluşma ve davranış, "inanç dünyalarındaki boşluk, itikadı zayıflamış toplumlardan beklenen bir tutum..."  şeklinde de yorumlanabilir.

Kişi başına gelirin Türkiye’den altı-yedi kat fazla olduğu bir ülkede bu tür sosyal davranışlar normal karşılanabilir.

ACABA..?

İleri kapitalizm insanları giderek daha fazla köleleştirmekte.

İnsanlar eğitim borcu, kredi kartı borcu, mortgage borcu, ve sair borcu derken, büyük bulanım içine düşmüş bulunuyorlar. Adeta etten-kemikten yapılmış bir robot haline dönüşüyorlar.

Fazladan İklim değişikliği, giderek yıpranan dünya ve benzeri kontrol dışı olaylar insanları arayışa zorluyor.

Bugün Hippilik öldü, öldü ama, artık günlük yaşamın bir parçası olan doğal gıda maddeleri, vegan yaşam ve organik yiyecekler konsepti gibi çeşitlemeler, Hippilerin tohumlarını ektikleri toplumsal olaylardır. Hatta ilk çevre bilincini de Hippilere borçluyuz diyebiliriz.

SADECE KAR YETMİYOR 

Klasik kapitalizm, ortakların kar etmekten başka düşüncesi olmayan sistem olarak, belki küçük şirketler için halen geçerli olabilir.

 Ama... Big Money-Big Market gibi modernizeler de klasik kapitalizmin dikişlerini zorluyor.

G 20 grubunun bir üyesi olmakla birlikte dünya ekonomisinin yaklaşık yüzde birine sahip bir ülke olan Türkiye de Big Money, Big Market’den etkilenmeden yaşamına devam edemez.

Tesadüf! Fransız polisi, aylardır süren Sarı Yelekliler Hareketi ve sonuçlarına yönelik bir deklarasyon yayınladı bugün.

Polise el kaldıran göstericilerin mahkemeler tarafından cezalandırılmaması, verilen cezaların da ertelenmesi kınandı.

Özetle, hapis cezalarının uygulanmasını istedi polisler.

Bu hafta Nevada çölünde 70 bin kişinin toplanıp sonunda her şeyi yakması, aylardır devam eden Sarı Yeleklilerin hareketi, İtalya’da aşırı sağın göçmenleri bahane edip iktidarı ele geçirmesi, Boris’in Kraliçe'den Parlamento'yu feshetme talebi, aslında 7 milyar insanın sıkışıp kaldığı yerkürede bir huzursuzluğun farklı şekillerde temayüz etmesinden başka bir şey değildir.

Küresel bir arayış var.

Öyle gözüküyor ki değişim bir gecede olmayacak ve sancılı geçecek. 

Temennimiz, ülke olarak değerli büyüklerimizin esen rüzgarlar şiddetlenip dalgalar yükselmeden bu konulara kafa yormaları ve uzun vadeli stratejileri oluşturmaları ki toplum fırtınaya hazır olsun.

NOT: "Yanan Adam" fenomeninden Türkiye'de ilk defa Engin Civan okurlarının haberdar olmasının verdiği gururla birlikte, yazımı sonuna kadar okuduğunuz için teşekkürlerimi sunarım.
 
ABD'nin Silah Problemi PDF
engincivan tarafından yazıldı   
Cuma, 09 Ağustos 2019 00:00

Amerika'nın çok büyük ve ciddi bir sorunu var.

Sorunun adı: 'SİLAH'

Ancak bu sorunun ABD'nin dünya çapında yaptığı silah ticaretiyle bir ilgisi yok.

Aktarmak ve irdelemek istediğim sorunu tek bir cümleyle özetlemek gerekirse, 'ABD içinde her isteyenin neredeyse her türlü silahı tedarik etmesi' diyebiliriz.

Amerika'da ateş gücü yüksek silahlara sahip olabilmek, en basit örneğiyle, manavdan karpuz satın almak kadar kolay...

E böylesine bir laçkalığın etkileşimi de oluyor elbet.

Silah alım-satım ve kullanım rahatlığından yaratılan o vahşi canavar; sonunda toplumun ta kendisini ısırıyor.

 Geçtiğimiz hafta sonu El Paso'da,  21 yaşında bir genç adam üçü Meksika vatandaşı olmak üzere 24 kişiyi katletti. Şüphe yok ki motivasyonu ırkçılık.

 Irkçı genç, kalaşnikof tipi bir tüfekle ABD’nin 'Waltmart' diye bilinen en büyük mağaza zincirlerinden birisine giriyor,  ve kahverengi tenli ne kadar insan varsa önüne geleni öldürüyor.

İki ay önce El Paso’ya gittim.

Devamını oku...
 
Yabancı çobanların sayısı sürüdeki koyunları geçti PDF
engincivan tarafından yazıldı   
Pazartesi, 22 Temmuz 2019 00:00

Tabii ki konumuz S-400'ler.

Bu meyanda o kadar çok yalan, yanlış, spekülatif  ve ideolojik safsata beyan edildi ki...

Açıkçası topa girmesem, jübilemi yapmak zorunda kalacaktım.

 S-400'lerin alımı aslında aysbergin görünen ucu.

Amma velakin bu aysberg öyle 9'da 1'i su üstünde olan bir aysberg değil.

Bu aysbergin geriye kalan 9'da 8'i de çıplak gözle görülebiliyor.

Ancak görmenin tek bir şartı var: Tarihi perspektif!

NATO KAFA

NATO’nun açılımını hiç incelediniz mi?

'North Atlantik Treaty Organization'

Türkçe meali: 'Kuzey Atlantik Anlaşması Kurumu'

Peki, 'Kardeşim madem senin konun/açılımın Kuzey Atlantik, o zaman ne işiniz var Suriye’de, Irak’ta, Ukrayna’da?.. 

Bunu hiç soran oldu mu?

Devamını oku...
 
Kitle imha silahı olarak Amerikan doları PDF
engincivan tarafından yazıldı   
Salı, 09 Temmuz 2019 00:00

Günümüzün popüler konusu S-400ler.

Önemli bir silah alımı...

ABD’yle Türkiye'nin arasını bozacak gibi.

Tabii ki Amerika Türkiye’ye savaş açacak durumda değil.

Ancak ABD’nin elinde çok daha tehlikeli bir silah var: Amerikan doları ve o doların damarlarında dolaştığı dünya finansal sistemi.

Amerika bu kaldıraç gücünün farkında. Trump da bu gücü kullanarak Çin, Meksika ve Kanada’yı masaya oturttu.

İran’ı bu finansal sistemi kontrol ederek deviremese de sallıyor.

Türkiye'ye de rahip Andrew Brunson olayında silahın gücünü hafifçe gösterdi.

Son Güncelleme ( Çarşamba, 10 Temmuz 2019 19:42 )
Devamını oku...
 
Teveccühlü yolcu PDF
engincivan tarafından yazıldı   
Çarşamba, 19 Haziran 2019 00:00

Geçen hafta Washington’dan Kaliforniya’nın San Diego şehrine uçuyorum.

 Amerika'daki havalimanlarında iki çeşit güvenlik geçiş hattı var.

 Birincisi şöyledir: Harcıâlem, yani ayakkabıları çıkarıyorsun, bilgisayarı açıyorsun, aşırı teknolojik bir tarayıcı tüpten geçiyorsun ve sair.

 Diğeri  ise daha pratiktir: ‘Ön Kayıtlı Geçiş’

 Kolay geçiş için yıllık bir ücret ödüyorsun, adli sicile bakılıyor, biyometrik ölçülerin alınıyor, ters bir durum yoksa üye yapılıyorsun.

 Sonuçta hızlı geçiş olduğu için, sık sık seyahat edenlerin de tercihi bu yönde.

 Tabii ki bu hak tüm vatandaşlara açık. VİP-CİP gibi bir ayrıcalığı da yok.

 Neyse,  güvenlikten geçerken iki önümdeki uzun boylu, orta yaşlı yolcu, dikkatimi çekiyor.

 Kafamdan, bu vatandaşı nereden gözüm ısırıyor diye hızlıca fikir gezdirirken, yüzünü tam göremediğim için emin olamıyorum. Allah’tan arkamdaki üç kişilik neşeli bir grup arkadaş yüksek sesle bağırarak merakımı gideriyor.

Merak ettiğim kişi: Mitt Romney.

 Şu an Utah Eyaleti'ni temsilen Senatör olarak görev yapıyor. Anlayacağınız; Amerikan İmparatorluğu'nun en önemli yüz politikacısından birisi...

Ancak Romney herhangi bir senatör değil. Sizlere aşağıda etraflıca anlatacağım.

 Hem Amerikan iç dinamiklerini anlama, hem de demokrasi açısından, Romney’nin davranışı bazı ip uçları içermekte.

Romney’nin teveccühlü duruşuna geçmeden önce benzer ortamlarda Türkiye dinamiklerine bakmakta fayda görüyorum, çünkü konu "it, bit, basit ve bas git..." olarak sürekli gündeme geliyor.

Devamını oku...
 
Moda Değil Modi PDF
engincivan tarafından yazıldı   
Cuma, 31 Mayıs 2019 00:00

Türkiye İstanbul seçimine kitlenmiş, ne ki, geçtiğimiz günlerde dünyanın en büyük demokrasisi sayılan Hindistan’da genel seçimler yapıldı.

600 milyon seçmen oy kullandı. Bir dünya rekoru. Katılım oranı yüzde 60. Bir ülke rekoru.

Hindu milliyetçisi Modi ikinci defa zafere koştu, bu da bir ülke rekoru.

Yazılarımı takip edenler bilir.

Daha önce 'PEM' (Putin- Erdoğan-Modi ) başlığı altında kaleme aldığım analizimde;

'Batı ölçülerine göre demokratik sayılmayan bu liderler niçin kazanıyor?' sorusuna yanıt aramıştım.

http://www.engincivan.net/index.php?option=com_content&view=article&id=266%3Apem-putin-erdoan-modi-&catid=1%%203Alatest-news&Itemid=1

Devamını oku...
 
Avrupa'yı unutmayalım PDF
engincivan tarafından yazıldı   
Cuma, 10 Mayıs 2019 00:00

Son günlerde, İstanbul yerel seçimleri tüm kamuoyunun odak noktasını değiştirdi.
Ortam gergin, beklentiler yüksek. Bu psikolojide gündemin değişmesi doğal. Ne var ki, dünya dönüyor; Türkiye dışında önemli gelişmeler oluyor ve bunların bazıları mega trendler olarak Türkiye’yi etkiliyor.

UFAK BİR UFUK TURU
Avrupa, Türkiye için önemli bir bölge...
Avrupa’da bazı makro gelişmeler var ve bunları yakından takip etmek gerekiyor. 
Türkiye ekonomik açıdan zor bir dönemden geçiyor. 
Rakamlara baktığımız zaman Avrupa'nın büyük ülkeleriyle, yani AB’nin çekirdek grubuyla ciddi bir ticari ilişkimiz var. 
Toplam ihracatımızın 3’te 1’i çekirdek grup (Almanya, İngiltere, Fransa, İtalya ve İspanya’yla ) İhracat neden önemli?
Yaşanan son ekonomik durgunluk bir defa daha gösterdi ki ekonomik kalkınma modeli ne olursa olsun, Türkiye yarışta kalabilmek için ihracata önem vermek zorunda. 
O da fındık-fıstık değil, katma değeri yüksek sanayi ürünü ihracatı olarak...

Son Güncelleme ( Perşembe, 16 Mayıs 2019 17:35 )
Devamını oku...
 
CHP'nin Mülteci Açmazı PDF
engincivan tarafından yazıldı   
Salı, 07 Mayıs 2019 00:00

CHP lideri ve avenesi, uzun bir süredir Suriyeli mültecileri siyasi malzeme yapmış durumda. 

Özellikle genel seçimler öncesinde bayağı seçim malzemesi yapılan Suriyeli mülteciler konusu şimdilerde, yani yerel seçimlerin ardından da yeniden propaganda malzemesiolmaya devam ediyor.

Sanırım en son bir ilimizin belediye başkanı da Suriyeli mültecilere yardımı kestiğini ilan ederek minik bir şov yaptı.

Öncelikle mülteci ve göçmeni ayırt etmek gerek. 

Mülteci ilticadan geliyor; bir anlamda sığınmacı.

Göçmen ise bir yerden kalkıp başka bir diyara yerleşen demek.

Son Güncelleme ( Perşembe, 16 Mayıs 2019 17:35 )
Devamını oku...
 
Allah büyükşehirleri yavşaklardan korusun PDF
engincivan tarafından yazıldı   
Pazartesi, 06 Mayıs 2019 17:18

1990'lı yıllarda... 

Türkiye henüz köylü. Belki şehirlerin nüfusu sayıca kırsal kesimden fazla ama kafa yapısı henüz köylü.

Köylü söylemini, çoban-koyun ekseninde en iyi ifade eden politikacı olarak, nam-ı diğer ‘Çoban Sülü’ 7'nci defa Başbakan oluyor.

Son siyasi kampanyasının finansörü Sultanhamam tüccarlarından Cavit Çağlar.

Türkiye’de sağ iktidarlar kurumsal yapıyla değil, liderlik öznesiyle doğup, büyüyüp, öldükleri için; Turgut Özal’ın ANAP’ı inişteyken Süleyman Demirel’in DYP’si yükselişte...

Dağılma sürecine girmiş ANAP’ın başında Mesut Yılmaz var. Demirel, Mesut Yılmaz’ı muhatap kabul etmiyor. Yılmaz’ı belki kendi liginde görmüyor; belki de Yılmaz’ın ailesindeki eski Demirel bağlantılarına vefadan topa girmiyor. (Belli değil)

Belli değil de, Demirel bu. Kendi mülkiyetinde olmayan siyaset tarlasında yeşeren fidana tahammülü olmaz. O nedenle 7'nci Başbakanlığında sağ cebi ve sağ kolu olarak kullandığı Cavit Çağlar üzerinden Mesut Yılmaz’a saldırıyor.

Devamını oku...
 
Fox - Murdoch - İmparatorluğu PDF
engincivan tarafından yazıldı   
Cuma, 19 Nisan 2019 00:00
Başlığı bilerek ve isteyerek yanlış attım aslında.

Sahibini çoğu kişi bilmez, ismen tanımaz.

FOX Haber, Robert Murdoch isimli Avustralyalı bir 'Medya İmparatoru'nun küresel yayılımında sadece ufak bir piyondur.

Ki doğru başlık: 'Murdoch İmparatorluğu' olmalıydı.

Murdoch’un babası Çanakkale’de boşu boşuna ölen Avustralyalı gençlere ilk dikkati çeken gazeteciydi.

Zamanında Avustralya’da gündemi sarsan ve İngiliz devlet politikalarına çomak sokan ufak bir mahalli gazetenin sahibiydi. Baba erken vefat edince, gazete de oğul Robert’e kaldı.

TAKTİĞİ BABASINDAN KAPMIŞTI

Genç Murdoch taktikleri çabucak öğrendi. Popülist ve milliyetçi politikaları destekle. Bu platforma ait adayı koltuğa oturt. Adamın iktidara  gelince de "ödeme zamanı geldi..."diyerek kapısını çal.

Murdoch son 50 yılda tüm Avustralya Başbakanlarının seçimlerinde etkili oldu. Yetmedi akıllı bir finans modeliyle dünyaya açıldı.

ÖNCE İNGİLTERE 

Murdoch İngiltere’nin meşhur Bulvar gazetesi (Tabloid) The Sun’ı satın alır. Demokrat solun hakim olduğu ülkede Margaret Thatcher’i destekler ve tüm beklentilerin aksine Thatcher Başbakan olur.

Thatcher, hem de kanunlara aykırı olmasına rağmen Murdoch’un Sky TV’yi kurmasına göz yumar. (Aşağıda bu Sky TV’ye geri döneceğim)

Devamını oku...
 
31 Mart yerel seçimlerini okumak... PDF
engincivan tarafından yazıldı   
Salı, 02 Nisan 2019 00:00

Gel de bu ülkeyi sevme...

Bazı insanlar eğlenmeden edemez ya, Türkiye de aynen öyle. Seçim yapmadan duramıyor. Her seçim büyük bir şölen, eğlence ve karnaval...

İnsanın böyle bir ülkede hiç canı sıkılır mı?

SONUÇLAR NEYİ GÖSTERİYOR?

Sonuçlar üzerinde konuşan yeterince uzman(!) var. Bana fazla bir şey düşmez ama bir kaç çıkarım yapmadan da olmaz.

Öncelikle bazı şehir efsanelerinin çöktüğünü gördük. Kömürdü, makarnaydı, kediydi, hileydi gibi bahaneler seçim kazandırmıyor. Seçim kaybedince halka ‘koyun’ yaftası yapıştırmak da işi çözmüyor.

Amerikalıların demokrasi ve seçim jargonuna kazandırdıkları ‘Grass Roots = Tabana Yayılmış’ çalışmalar seçimi kazandırıyor.

Bu mekanizmayı son 16 yılda en iyi kullanan AK Parti bugüne kadar seçimlerden galip çıkmıştı; fakat kendilerinin de itiraf ettikleri gibi üzerlerine bir yorgunluk çöktü. Ve sonuç ortada...

Başka yıkılan efsaneler de var.

Diktatördü, anti-demokratikti, demokrasi fakiriydi gibi bir çok laf salatası ürünü de çöplüğe gitti.

Neyse lafı çok uzatmadan hemen konuya geçelim.

Devamını oku...
 
Tükenmiş Münevver Sendromu ve sosyal medya PDF
engincivan tarafından yazıldı   
Perşembe, 21 Mart 2019 00:00

'Münevver' eskilerden kalma bir laftır. 

Aydınlatılmış/ışıklı anlamına geliyor.

Kelime günümüzde 'aydın' olarak kabul görmüş.

Birçok yeni kelime gibi o da tam olarak 12’den vuramıyor.

'Münevver' terbiyeli, tahsil görmüş, malumatlı ve açık fikirli demek. 

Özetle, ışıklı ve aydınlatılmış kimse.

Şimdi kullandığımız aydın kelimesi biraz yavan kalıyor; çünkü aydınlatılmış deyince aydının kim ve ne şekilde aydınlatıldığı önem kazanmakta.

Devamını oku...
 
Türkiye ekonomisinin bugünü ve yarını hakkında merak edilenler PDF
engincivan tarafından yazıldı   
Perşembe, 28 Şubat 2019 00:00

2019 EKONOMİSİ ÜZERİNE DÜŞÜNCELER

Yerel Seçimler yaklaşınca Türkiye ekonomisi üzerine spekülatif yorumlar çoştu. 

Nasıl olsa sosyal medyada yayın maliyeti sıfır.  

Üstüne üstelik kehanetlerde bulunan sosyal medya esnafı ‘pardon yanlış tahminde bulundum’ beyanında bulunma nezaketini de göstermiyor. 

Hatta birçok 'sosyal medya klaveşörü' anonimliğin eteklerinin altına saklanıyor.

Demokrasinin gereğidir; iktidar ve muhalefet görevini yerine getirecek. 

Bu gerçeği şüphesiz kabul etmeliyiz. 

Fakat belli bir grup var ki, iktidarı devirmek için sürekli ekonomik felaket tellallığı yapmakta ısrar ediyor. 

Hatta bazıları isim vererek, şirketleri ve sahiplerini alenen beyan etmekten de geri durmuyor. 

İnsan kendine sormadan edemiyor!

‘İçeride ne çok düşman varmış...'

Ben de dayanamadım ve 2019 ekonomisinin geri kalan kısmı için bazı düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istedim.

Devamını oku...
 
Küreselleşme Kabuk Değiştiriyor PDF
engincivan tarafından yazıldı   
Çarşamba, 13 Şubat 2019 00:00

Pasifik Okyanusu'nda bir kelebek kanat çırpar, Amerika kıtasını kasırga çarpar; milyonlarca insan etkilenir.

Bunun daha ufak çaplısı Akdeniz’de olur. Mısır’da esen çöl rüzgarı Antalya'yı hortum olarak vurur.

1990'da ivme kazanan ve 2010’da zirve yapan küreselleşme de dünya ekonomisini 

işte bu hale evirdi.  

Domates, biber, patlıcan muhabbetine yönelen toplumun, küreselleşmede yaşanan ve adım adım hayatını etkileyecek değişimden haberdar olması düşünülemez.

Halbuki büyük masraflarla okuttuğu çocukları çalışma yaşına gelince bambaşka bir dünyayla karşılaşacaklar bugünün yetişkinleri...

Devamını oku...
 
Bir ihtimal daha var İngiltere... PDF
engincivan tarafından yazıldı   
Salı, 05 Şubat 2019 00:00

Yıl 1939, aylardan Eylül. 2 gün önce Nazi Alman orduları Polonya’yı işgale başlamış...

Aynı gün içinde İngiltere Almanları uyarır; ‘48 saat içinde saldırıyı durdurmazsanız size savaş açarız!’

3 Eylül günü İngiliz Büyükelçisi, Adolf Hitler ve şürekasına Berlin’deki makamında İngiltere'nin savaş ilanını bildirir.

Hitler adeta buz kesilir, derinliklere dalıp gider.

Bir süre sonra kendine gelir, şaşkınlıktan dili tutulmuş Dışişleri Bakanı'na döner ve sorar: Şimdi ne olacak?

O esnada odada olan Joseph Goebbels (Hitler'in en yakın arkadaşlarından ve en sadık yandaşlarından biridir)
bana göre en ilginç reaksiyonu verir: Nasıl bu kadar salak olabilirler!..

Göbels’in sorusunda Almanların İngilizleri nasıl algıladığı saklıdır aslında-ki Almanlara göre İngilizler yakın akrabalarıdır. İngilizlere amca çocuğu gibi bakarlar-

Almanların bu değerlendirmesi temelsiz değildir. Şu an İngiltere tahtında oturan Windsor Hanedanı'ndan Kraliçe Elizabeth’in geldiği hanedanının esas adı Saxse -Coburg’dur. Sapına kadar Almandırlar ve aralarında konuştukları lisanda Alman aksanına çok yakın bir İngilizce’dir.

Ne ki faşizan rejimlerin kendi ideolojilerini oturttukları romantik temel dünya gerçeklerinden
uzak olur ve sonunda gelip duvara çarpar. Nazi Almanyası da bu gerçeği ıskalamış...

Devamını oku...
 
2019 kuru üzerine düşünceler PDF
engincivan tarafından yazıldı   
Pazar, 16 Aralık 2018 00:00

Bu altıncı sene oluyor. Son 4 sene tahminimiz 12'den vurdu. 2018 kısmen tuttu ama 2018 tahmini için mazerete ve günah çıkarmaya gerek yok-ki olağan üstü bir yıldı- 
Ben sene başında dolar kuru tahminimi TL 4.35 olarak yapmıştım. Yazın başlayıp sonbaharda devam eden fırtına, döviz kurunu inanılmaz seviyelere çıkardı. Dolar 7 TL ye göz kırparken, sosyal medya hesabımdan dolar kurunun aslında 4.50 TL olması gerektiğini savundum. Bugün kurdaki gidişat benim tahminimin doğru istikamette olduğunu söylüyor; ama yıl sonuna yetişmez! Aslında finans piyasalarında yıl sonu Aralık'ın ortasıdır. Son 2 hafta piyasalar sığ ve uyuşuk olur. Fakat bürokratik alışkanlıktır, toplum olarak 31.12'ye odaklanmışız bir kere...

Devamını oku...
 
Diğer Makaleler...
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 > 9

Makaleler